003. Bölüm: Senji Sakatlanman Umurumda Değil

27 Feb. 2019 ·  AzurveAziz  ·  The God of Sky & Earth

Çevirmen: AzurveAziz

 

Su Yi'nin arkasında 17-18 yaşlarında genç bir adam belidi. Sert ve erdemli yüzü onu çok yakışıklı gösteriyordu, kafasındaki siyah saçlar oldukça gürdü ama kafasının altındaki uzun ve kısık gözler diğer insanların yan gözlerle bakmasına izin vermiyordu. Arka tarafında bir rahatsızlık hissetti, hiç şüphesiz ki Su Yi'i pusuya düşüren kişi oydu.


"Su Wei ne yaptığını sanıyorsun sen!"


Şişman Wang hemen dişlerini birbirine kenetledi ve tüm gücüyle saldırdı ama önündeki genci görünce birden yüz ifadesi değişti.


Su Yi ayağa kalktı, önündeki adama bakarken elleri hafifçe titremeye başladı.ş Kollarından süzülen kılıcın parıltıları yavaşça kayboldu.


Doğal olarak Su Yi bu gencin kim olduğunu biliyordu ve ona çok ama çok tanıdıktı. Gencin babası gençken Yaşlı Usta tarafından evlat edinilmiş ve soyadını Su olarak değiştirmişti.


Yani demem o ki, Su Wei Su Yi'nin kuzeniydi ve küçüklüğünden beri hep oldukça yetenekli biri olmuştu.


Saldırı boyunca etrafa yaydığı auradan Su Wei'ninçoktan Tuan Ruh Alemine girdiği anlaşlıyordu.
Şehirde onun gibi yetenekler geçekten nadir olurdu.


Su Yi'e bakınca Su Wei hafifçe gülümsedi. Şu küçük böcek şimdiki saldırısını engellemişti.


Su Wei'nin hayallerine göre, eğer bu böcek şimdi ölürse tartışma yaşanırken talihsiz bir kaza meydana geldi diye bahane üretebilecekti. Ağır bir şekilde cezalandırılacak olsa bile buna tamamen değerdi.


Buna rağmen o şimdi Su Yi ailesi gençleri arasında en iyi olandı. O, Su Ailesinin geleceği ve umuduydu.


Ama önündeki henüz ölmemiş uğursuz şey ve o tür yerde üç yıl kalıp canlı olarak dönen biri görmek istediği son şeydi.


Su Ailesinin en büyük torunu olarak Su Wei her zaman Su Ailesini miras alması gerekenin kendisi olduğunu düşünürdü.


Ama babası evlatlık olduğundan, Su Ailesinin eski jenerasyonunun gözünde annesi Su Ailesinden olsa bile ve yetenekleri uğursuz şeyi geçse bile onun pozisyonu uğursuz şeyin yanında bir hiçti.


Özellikle Yaşlı Ustanın kalbinde. Bu uğursuz şey çok büyük karışıklıklara neden oldu ama Yaşlı Usta sonuçları  umursamıyor ve onu koruyordu, bu Yaşlı Ustanın Su Yi'i ne kadar çok önemsediğini gösteriyordu.


Başlangıçta, uğursuz şeyin orada üç yıl yaşadığı için ormanda kaybolduğunu düşünmüştü. O çoktan kendi jenerasyonunun en iyisi olmuştu ama bu onu daha çok endişelendiriyordu.


Çünkü o, uğursuz şeyin bir kez geri döndüğünde pozisyonu ve şuan sahip olduğu her şeyin aydaki bir göletin yansıması gibi yavaşça kaybolacağından emindi.


Her ne kadar Su Ailesinin gelecekte bir şeylere sahip olmasına yardımcı olmak için çok çalışmış olsa da neticede her şey bu uğursuz şeyin ellerine geçecekti.


Nasıl bunların hepsi onun kıskançlıkla yanıp tutuşmasını engelleyebilirdi ki? Aileye sadece bela getirmeyi bilen bir çöp parçasıyla karşılanamazdı bile.


Onun ince gözlerinde ateşler püskürmeye başladı ama daha sonra Su Wei yavaşçana nefes aldı, yüzüne yine bir gülümseme yerleşmişti.


Su Yi ile yüzleşince Su Wei, nefretinin izlerini sildi ve sahte mutluluk takındı ve " Son karşılaşmamızdan bu yana üç yıl geçti. Küçük kardeş Su Yi geri döndü ve görünen o ki o cehennemden kurtuldun, gelecekte güzel bir kader bekliyor gibi. Senin yine benim antreman tutkusuyla yolladığım ateşlerimi engelleyebildiğini görüyorum ve gerçekten kendini geliştirmişsin, ani hareketlerim yüzünden özür dilerim!"


"Su Wei, bu nasıl bir antreman? Onu öldürmeye çalıştığın o kadar belliki!" Şişman Wang bağırdı, öfkeden kuduruyordu.


O an boyunca, Su Yi elbisesini düzeltti gözlerini yavaşça kaldırdı ve normal bir şekilde cevapladı: "Sorun yok."


"Hehe, o zaman her şey güzel. Görünen o ki, Su Bai şehir kapısına boşu boşuna gitti. Su Bai ve diğerlerinin seni şehir kapısında durdurmaya gittiklerini duydum ama senin gibi yetenekli biri onlarla doğrudan zamanından önce karşılaşmazdı. Birazcık utanç verici olsa da, bu hayatını kaybetmekten daha iyi, ayrıcana-"


Su Wei Su Yi'e baktı, onun yüzünde gizlemeye bile çalışmadığı bir alay vardı.


Su Wei bir dakikalığına konuşmayı kesti, gülümsüyordu ve bir zaman sonra yine konuşmaya başladı, "Dahası kuzen Su Yi sadece kendi gururunu yerler altına almadı, bütün Su Ailesinin gururunu yerler altına aldı diyebiliriz."


Su Yi, yavaşça iç çekti. Ziyaretçi çok arkadaş canlısı sayılmazdı ama onun bu küçük oyunlarıyla bile ilgilinemeyecekse geçmiş yaşamını bir hiç saymalı ve yeniden reenkarne olmalıydı.


Su Yi gülümsedi. Yüzü çaresiz görünüyordu ve kaçamak bir şekilde dedi ki: "Az önce beni öldürmek istedin ama ne yazık ki girişimin başarısız oldu. Ailenin gelecek yöneticisi olmak istiyorsun bu anlaşılabilir bir şey ama bunu adil bir şekilde yapabilmek için yeteneklerine daha çok güvenmelisin. Şunu söylemeliyim ki, beni sadece bu yaptıkların kızdırmıyor aynı zamanda çok çocukça davranıyorsun. Eğer adil bir şekilde savaşmayacaksan sana üzülerek şunu söylemeliyim ki, mirasçı olmak için hiçbir şansın yok."


Su Yi'nin sözlerini dinleyince, altında yatan anlamlarla bu direk ve acımasız konuşma direk Su Wei'yi çığrından çıkardı.


Su Wei'nin yüzündeki ifade gitgide kızgın mı yoksa mutlu mu belli olmayan bir ifadeye dönüşüverdi.


Su Wei Su Yi'nin Şeytanlar Ormanındaki üç yıllık deneyiminden sonra ölmese bile acınası bir şekilde kuyruğunu baklarının arasına sıkıştırarak eve geri dönmesini bekliyordu. En güzel senaryo bu şekilde olurdu.


O şu uğursuz herifin üç yıl önceki kadar kibirli olmasını ve ona yukardan bakmasını beklemiyordu.


Su Wei'nin yüzü düştü, gözleri soğukkanlılık pırıltısıyla doluydu. Dedi ki: " Su Yi, Yaşlı Usta'dan başka sahip olduğun bir şey var mı? Eğer yeteneklerden bahsedecek olursak, sen sadece bir çöp parçasısın. Bütün Man Şehri içinde senin kim olduğunu kimse bilmiyor. Su Yi, Su Ailesine uğursuzluk getirmekten başka bir şey yaptın mı? Sana benimle eşitmiş gibi konuşma hakkını kim veriyor?!"


"Su Wei, haddini aşıyorsun!"


Şişman Wang haykırdı. Su Wei'ye gözlerini dikmişti ama zerre korku izi yoktu.


Şişman Wang, Su Wei'nin Su Ailesindeki şimdiki jenerasyonun lideri olduğunu ve şimdiden Vakıf İskele Binasını tamamladığını ve Yuan Ruhlar Alemine adım attığı söylentileri etrafta dolaşıyordu. Yani Su Yi, öyle kolay kolay Su Wei'yle kavga edemezdi.


Şişman Wang'ın sözlerini Su Wei duymamazlıktan geldi. Onu umursamadı bile. Sadece Su Yi'yi dikkatlice gözleriyle inceledi.


"Görünen o ki kinini içinde tutmak çok zor senin için. Üç yıl önce sen benimle eşit iken, senin tutumun daha kibar ve saygılıydı. Ben ortalıklarda olmadığım bu üç yıl içinde oldukça cesurlaşmışsın." Su Yi usulcana konuştu. Su Wei'nin yüzü az önce söylenenler zerre umurunda değilmiş gibi ifadesizdi.


Ama Su Yi'nin sözleri Su Wei'nin kalbini paramparça etmişti.


Üç yıl önce o hala Vakıf İskele Binasında iken, ona kıyasla uğursuz herif bir çöp parçası olsa bile Yaşlı Ustanın desteği ile Ailenin yasal mirasçısı olduğundan onunla ilgilenmiyordu bile.
Ama şimdi işler farklıydı. Şimdi uğursuz herif herkes tarafından hor görülüyordu. O aynı zamanda Yuan Ruhlar Alemine girmekte başarılı olmuş ve kendi jenerasyonu içinde ailenin birkaç büyük üyesi tarafından desteklenen biriydi.


Gözlerinden kana susamışlık okunuyordu. Bedeni titremeye başlamıştı ve elleri sıkıca kenetlenmişti. Su Wei onu öldürmek istiyordu.


"Şu Genç Usta Su Yi mi? Genç Usta Su Yi gerçekten geri döndü!"

"Genç Usta Wei de öyle!"


Karmaşa, Su Ailesi Kapısının önündeki gardiyanların dikkatini çekti. İnsanlar hemen ne olduğuna bir bakmak için toplandılar.


Su Wei etrafına bir baktı. Dişleri birbirine sımsıkı kenetlenmişti. İnce gözlerindeki kana susamışlık buz gibi bakışlara dönüşmüştü.


Su Wei, Su Yi'e baktı. Yüzü ciddiydi. Dedi ki: "Su Yi, bu üç yıl boyunca çok şey değişti. Sen hala hayatta olabilirsin ama hala işe yaramaz bir çöp parçasısın. Diğer bir taraftan ise, ben üç yıl önceki ben değilim. Neden olduğun karmaşa hala devam ediyor. Eğer şanslıysan ailenin korumasını elde edersin ve bir köpek gibi köpek kulübesinde yaşarsın hayatının geri kalanında, ama eğer şanslı değilsen; iki gün sonra Su Ailesinin genç jenerasyonları arasında Kutsal Dağ'ın şeçme töreni var ona katılabilirsin. Eğer o sırada buralarda olursan, seninle uğraşmaktan çekinmeyeceğim. O zaman da, kimse sebi benden koruyamayacak. Tabiki de, senin yeteneklerinle bırak asıl aşamaya geçebilmeyi giriş bile yapabileceğini sanmam!"


Söyleceklerini bitirdikten sonra Su Wei, arkasını döndü ve gitti. Bugün, çoktan çöp parçasından kurtulma şansını kaybetmişti ve gelecekte bir şans bulmak zor olacaktı.


"Genç Usta Su Wei."


Su Ailesinin gardiyanları tarafından karşılanan Su Wei'nin yüzü kasvetliydi ve onları görmezden geldi.


Su Wei'yi gözleriyle arkasından takip eden Su Yi'nin yüzünde bir sırıtış vardı ve Su Wei'nin az önce söylediklerini umursamadan ağzını açtı: " Dürüst konuşmak gerekirse, senin şuan ki yeteneklerinle Yuan Ruhlar Alemine bu kadar kısa bir süre içinde girdikten sonra bile senin hala benimle aşık atamayacağından korkuyorum. İki gün sonra, talep ettiğin gibi sana bir şans vereceğim!"


Arkasından gelen cesaretli sözleri duyan Su Wei ilerlerken adımları birden yavaşladı ve yüzü kaskatı kesildi.


O, yaptığı uyarının çöp parçasının kuyruğunu bacaklarına sıkıştırarak kaçmasına yeterli olacağını düşünmüştü. Ama hayır, çöp parçası hala ona her zaman ki gibi tepeden bakıyordu.


"İki gün sonra, kimse seni kurtaramayacak!"


Su Wei yumruklarını sıkıca sıktı, Su Ailesi'nin kapısına giderken gözlerinden sinir fışkırıyordu.
"Genç Usta Su Yi, gerçekten sizsiniz!"


Su Yi'nin önündeki Su Ailesinin kapısının önüne birkaç tane gardiyan geldi. Saygılı ve kibar bakışları vardı gardiyanların ama Su Wei'e yaptıkları reveransla ona yaptıkları reverans arasında çok fark vardı.


Su Yi'nin önlerindeki sefil duruşuna bakan gardiyanların gözlerinde bir aşağılama vardı. Uğursuz şey evden yanında hiçbir şey olmadan ayrılmıştı canlı olarak dönse bile sokaktaki dilenciler gibi acınası gözükmesi çok dokunaklıydı.


Onların bakışlarını farkeden Su Yi, her şeyi anlamıştı ama onlarla uğraşmamak için gülümseyip geçmişti.


"Su Yi, gerçekten de sen iki gün sonra Su Wei ile dövüşmeyi mi düşünüyorsun? Sende mi Yuan Ruhlar Alemine giriş yaptın?"


Şişman Wang Su Yi'nin önünde durdu, kaskatı yüzünden şaşkınlık okunuyordu.


Şişman Wang, Su Yi'nin yeteneklerinin bunun için yeterli olmadığını biliyordu. Son üç yılda kullandığı uyuşturucular ve tütünleri ve babasının gözetimi altında olduğunu saymazsak o bile o kadar çok alıştırma yaptığı halde Vakıf İskele Binasına girememişti. Önündeki adam Şeytanlar Ormanından sağ çıkmış olsa bile hem Vakıf İskele Binasına hem de Yuan Ruhlar Alemine mi girecekti?


"Immm..."


Su Yi başını garip bir şekilde hafifçene salladı ve konuştu: "Hayır."


Bu cevabı duyduğuna Şiman Wang çok şaşırmamıştı. Vakıf İskele Binasına giremese bile geçen üç yılda gece gündüz çalışmıştı. Eğer bu kişi Yuan Ruhlar Alemine girebildiyse, yapabileceği çok şey var demektir.

 

 

 

 

Önceki Bölüm   Anasayfa   Sonraki Bölüm