005. Bölüm: Kendini Becer

12 Mar. 2019 ·  AzurveAziz  ·  The God of Sky & Earth

Çevirmen: AzurveAziz

Beşinci Kahya sözlerini bitirdiğinde; baygın bir ses havada yayıldı ve etrafında soğuk yeller estiren bir adam Wan Er'in önünde dikildi.


Genç adamın soğuk ifadesi yüzünün keskinliğini saklayamıyordu. Kılıç gibi kaşlarının altındaki siyah gözleri sisliydi ama tarifsiz bir keskinlik hissettiriyordu. Yaşına göre oldukça olgun olduğu hissiyatını veriyor ama yaşlı bir adam gibi de görünmüyordu. Soğukkanlıkla gelen bir vahşilik... bunu tarif etmesi oldukça zor.


Varlıpı birazcık gösterişli ve birazcık da şeytaniydi. Sanki kemiklerinden kibir emareleri sızıyordu. Birisi ona bir defa bakış attığında anlamayabilirdi ama birazcık daha baktığında insan olduğu yerde titremeden edemiyordu.


Gelen kişi ise, Su Yi'den başkası değildi. Dışarıdan sesler duyunca kendisine çeki düzen vermişti. Keskin önsezisiyle zaten çoktan dışarıda neler olduğuna dair bir fikri vardı.


"Genç- Genç Usta Su Yi!"


Genç adamı gören nerden geldiği belli olmayan birkaç hizmetçi, titremeye başlamıştı.


Her ne kadar Genç Usta 3 yıl etrafta olmayıp da zavallı bir şekilde dönse de; geçmişte kimse ona sataşmaya cesaret edemezdi. Onu gören bu insanlar da korkudan donakaldılar. 3 yıl geçmiş olabilir ama işler değişmemişti.


Ve şimdi bu hizmetçiler önündeki adamı dikkatlice süzüyorlardı. Bu adam, gerçekten söylentilerdwki zavallı işe yaramaz Genç Usta mıydı? Mavi ip bağlanmış, kollarının ucunda siyah oymalarla kıyafetlerinin hiçbir yerinde bir kir emaresi bile yoktu.

 

Rüzgardan şaçları hafifçe sallandı. Kırılgan görünüşünün aksine duruşu oldukça dik ve gururluydu. Gizli ve inanılmaz güçlere sahip bir keskin bıçak gibiydi.


Bu tür bir genç, hizmetçiler ne düşünürse düşünsün; onların sandığı gibi bir çöp parçası değildi.


O anda Su Yi'e bakınca Wan Er, birazcık sersemledi. Üç yıl öncesinden farklı bir şeyler hissetmeye başlamıştı.


"Genç Usta Su Yi, Beşinci Kahya ve diğerleri-"


Ama aniden Wan Er gerginleşti. Onun kolay lokma olmadığını biliyordu. Onun neredeyse gerçek bir sabancı olduğunu duymuştu.


Dahası, Beşinci Kahya'nın arkasını kollayan birisi olduğunu da duymuştu. Genç Usta'nın Su Ailesindeki şuan ki pozisyonu ile, diğerlerinden yardım alamazdı. Wan Er'in kalbi sıkışmaya başlamıştı.


"Endişelenmene gerek yok. Hadi bana söyle, geçmiş son birkaç yılda o köpek soylu sana bir şey yaptı mı?"


Wan Er'in önceden yumuşacık olan ellerini şimdi ince ve katılaşmış halde artı pahalı avlunun güzelliklerinin tamamen yok olmuş olduğunu görünce Su Yi, geçen birkaç yılda Wan Er'in nasıl bir hayat yaşadığını tahmin edebiliyordu.


"Genç Usta Su Yi, ben iyiyim ama avludaki eşyalar Beşinci Kahya ve onun takipçileri tarafından kaçırıldı. Wan Er işe yaramazın teki. Wan Er, Su Yi'nin eşyalarını koruyamadı." Wan Er tamamen kendini şuçluyordu.


"Geçen bu üç yılda, maaşın bu köpek soylu tarafından düşürüldü mü?"


O fiziksel objelerin hiçbirisi Su Yi'nin umurunda değildi. Küçük kardeşi gibi gördüğü Wan Er'e nasıl eziyet edilmiş olabileceğini düşündü. O her zaman iyi kıyafetler içinde ve iyi yiyecekler yiyerek yaşamıştı. Nasıl olur da diğer hizmetçiler kendi yaşamlarını onun yaşam tarzıyla karıştırırlardı?


Ama şimdi Wan Er'e bakınca kızın giydiği elbiselerin eski püskü olduğunu farketti. Su Ailesi her zaman hizmetçilerine iyi maaş verirdi. Hizmetçileri bile şehirdeki en önemli insanlardan sayılırdı. Su Yi, Wan Er'in maaşını bilerek düşüren biri olduğunu biliyordu ve kesinlikle bu işin arkasında Beşinci Kahya vardı.


"Maaş mı, ben-"


Wan Er konuşmaya başlamıştı ama birden durdu. Su Yi'nin öldürecekmiş gibi olan kızgın bakışlarını görünce cesaretini topladı ve konuştu: " Beşinci Kahya benim hizmetçi olarak kayıt ettirilmediğimi söylediği için maaşım yok. Eğer onu takip etmezsem beni bu evden kovabilirmiş."


Su Yi'nin gözleri korkutuculaşmıştı. O aslında, Wan Er'in maaşının çoğuna el konulduğunu düşünmüştü. Bu köpeklerin Wan Er'e bir kuruş bile vermeyecek kadar yüzsüzleşeceğini düşünmemişti. Bir de Wan Er'i elde etmek için komplo kurmuşlar!
Ona üç sene boyunca tek bir kuruş bile verilmemiş ve aynı zamanda birçok insan tarafından dışlanmıştı. Su Yi, bu narin kızın nasıl olup da geçen bu üç yılda hayatta kaldığını düşünemiyordu bile.


Bu kadarını bile düşünmek, Su Yinin kalbini paramparça etti.


Su Yi, Wan Er'e şu zamana kadar hiçbir zaman kişisel hizmetçi gibi davranmamıştı. Kalbinde o, her zaman küçük kız kardeşiydi.


"Seni köpek soylu!"


Su Yi arkasını döndü ve Beşinci Kahya'ya dik dik baktı. Gözleri o kadar karanlıktı ki; sanki iki tane boşluğa bakıyor gibiydiniz. Bütün vücudu kaskatı kesilmişti ve dışarı yayılan o soğuğu hissedebiliyordunuz.


Bu durum Beşinci Kahya'nın dişlerini kenetlemesine ve tir tir titremesine neden oldu.


Kısa bir süre sonra ise Beşinci Kahya'nın dişleri iyicene birbirine kilitlendi ve adamın yüzü düştü.


Bütün bu yıllar boyunca, ona arka çıkan birileri vardı ve Beşinci Kahya'ya; Su Ailesinden bazı insanlar bile saygılarını

sunuyordu. Daha önce hiç bu şekilde aşağılanmış mıydı? Birisi tarafından köpek gibi azarlanmış mıydı?


Önündeki adam Genç Usta yani Su Yi idi. Bu doğru olabilirdi ama hiçbir şey geçmişteki gibi değildi artık.


"Su Yi, bu kadar kibirli olma. Sana bugün ailenin bu avluyu geri alabileceini bildirmeye geldim, sen-"


Pat! Pat!


Beşinci Kahya daha sözlerini bitirmemişken, yanaklarından net duyulan bir tokat sesi geldi. Bir elin kırmızı izleri yüzünün yarısını kaplamıştı. Ağzının bazı yerlerinde kan vardı ve dişlerinden birkaç tanesi kırılmıştı.


Oradaki hizmetçilerin hepsi şaşırmıştı. Ne olduğunu tam olarak görememişlerdi bile.


"Bana vurmaya nasıl cesaret edersin?!"


Beşinci Kahya da şaşırmıştı. Yüzü donmuştu. Az önce olanlara inanamıyor gibiydi.


Pat!


Su Yi, bir tokat daha patlattı. Bu net ses onun sorusuna cevap vermişti. Beşinci Kahya'nın yüzünün diğer yarısı da kızarmış ve şişmişti ve ağzından oluk oluk kan akıyordu.


"Seni çöp parçası! Bana vurmaya nasıl cesaret edersin? Sana bir ders veremeyeceğimi mi düşündün!"


Birazcık şok ve kızgınlığın karışımıyla, Beşinci Kahya sakinliğini kaybetti. Kararını verdi. Ve Su Yi'nin yanaklarına acımasızca bir tokat patlatmak için elini kaldırdı.


Beşinci Kahya'nın tokatı, şüpesiz ki oldukça güçlüydü.


Su Ailesi'nin kahyası olduğundan belki de sadece bir hizmetçi olabilirdi ama karşılık verme hakkı da vardı.


Beşinci Kahya'nın yaşı çok büyük değildi sadece 30'un biraz üstüydü ve şimdiden Vakıf İskele Binasını tamamlamıştı. Yuan Ruhlar alemine bir kez girdiğinde ise; Su Yi ailesindeki pozisyonu daha da yükselecekti.


Beşinci Kahya'nın attığı yumruktan sonra, Su Yi'nin gözleri seğirdi. Sola doğru savruldu. Nefes aldı ve göğsü titredi ve omuzları sallandı.


Bir vızıldama sesiyle Beşinci Kahyanın diğer yumruğu Su Yi'nin omzunu ıskaladı ve patlama sesi duyuldu.


Her şey Su Yi'nin planladığı gibi gidiyordu. Yüzü birazcık bile değişmemişti. Beşinci Kahyanın belini bileğiyle kavradı ve parmaklarıyla güçlü bir şekilde sıktı.


O anda, Beşinci Kahya hala Su Yi'nin nasıl vuruşundan kaçındığını düşünürken omurgalarında bir şey hissetti.


Çat! Çat!


Beşinci Kahya'nın kırılan kemiklerinin acısının feryadı etrafı sardı. İnanılmaz bir acı çekiyor gibi görünüyordu. Çarpmanın etkisiyle, bütün vücudu yere yığılmıştı.


Her şey saniyeler içinde olmuştu!


Su Yi'nin pençeleri, Beşinci Kahyanın belindeki tendonları koparmıştı.


Beşinci Kahya kesinlikle zayıf biri değildi. Bir iki kurdu ve kaplanın işini bitirmek onun için sorun değildi ama Su Yi'nin önünde o, hiçbir şeydi. Su Yi, kemiklerini kolayca kırmıştı.


Ay nı zamanda Su Yi, hiçbir ses çıkarmadan ona saldırmıştı. Azimle dolu yüzü birden azı dişlerini çıkarmış hırlayan bir aslana döndü. Su Yi'nin yumruğu, Beşinci Kahya'nın yüzünün ortasına çarptı.


Bam!


Bu oldukça hızlı olmuştu. Beşinci Kahya acı icinde feryat ederken, yüzü yumruğun etkisiyle paramparça olmuş gibiydi. Kemikleri içe göçmüştü ve yüzü ikiye bölünmüş gibiydi. Kanla dolu ağzından kan tükürürken son derece zavallı ve iğrenç gözüküyordu.


"Git kendini becer! Nasıl olurda Wan Er, sizin gibi pislikler tarafından zulüm görür, köpek soylu!


"Ustanı bile dinlemedin. Bugün, sana normal bir köle nasıl itaat eder öğreteceğim!"


Bam!


Bam!


Su Yi öfkeliydi. Yumruklar ve tekmeler, yağmur gibi Beşinci Kahya'nın üzerine yağdı. Kahya'yı tuğlaların üstüne yatırdı ve en ufak bir acıma emaresi olmadan, öfkeyle Beşinci Kahya'yı dövdü.


"Aah!"


Zavallı Kahya, acı içinde ağlamaya devam ediyordu. Birkaç darbeden sonra ise ağlamayı kesti. Yüzü zaten mahvolmuştu ve kan revan içindeydi. Yüzü, tanınamaz hale gelmişti. Vücudundaki kemkiklerin hepsi gıcırdamaya devam ediyordu.


"Seni köpek! Hala Wan Er'in peşine takılmasını istiyor musun?"


Su Yi, çileden çıkmıştı. Son darbesi çok acımasızcaydı ve Beşinci Kahya'nın baldırlarını mahvetmişti. Göz açıp kapayıncaya kadar, etraf kan gölüne dönmüştü. Beşinci Kahyanın penisi püre haline gelmişti. Görüntü dayanılacak gibi değildi.


"Aah!"


Beşinci Kahya, son kez acı içinde bağırdıktan sonra gözleri korkuyla fal taşı gibi açıldı ve bayıldı.


Su Yi, kısa bir süre sonra ellerini adamın üzerinden çekti. Su Yi'nin ifadesi öyle sertti ki, gören kimse korkudan donakalırdı.


Hizmetçiler titremeden duramıyordu ve gözleri bariz bir korkuyla doluydu.


Önlerindeki genç adam çoktan sakinleşmişti ama onların içini tir tir titreten ve kaplerini güm güm attıran bir his hala varlığını sürdürüyordu.


"Bu hizmetçiyi uzaklaştırın ve Wan Er'in alması gereken miktarı yüz katıyla geri ödeyin! Ve ayrıca, üç gün sonra da benim avlumda bir kağıt parçası bile kaybolmaya devam ederse; o zaman kimin masum olup olmadığını umursamam ve o kişilerin sonu önünüzdeki köpek gibi olur!"


Su Yi bağırdı. Bu sefer gerçekten sinirlenmişti.


Birkaç düşük seviyeli hizmetçiler ona karşı nasıl bu kadar kibirli olabilirlerdi? Geçen üç yılda, Su Ailesi gerçekten değişmiş olmalıydı. Etrafa ölü olmadığını ve Su Ailesine geri döndüğünü yaymalıydı.


Birkaç dakika donakaldıktan sonra hizmetçiler, Su Yi'nin bağırmasıyla kendilerine geldiler. Vücutları şoktan tir tir titrediği halde Beşinci Kahya'nın vücudunu sırtlanıp panik içinde uzaklaştırdılar.

 

 

 

 

 

Önceki Bölüm   Anasayfa   Sonraki Bölüm